Uyuşturucu Madde İHRAÇ Etme Suçu (TCK 188/1)

1) “İhraç” Kavramı, “Ülke” ve “Gümrük Bölgesi”

TCK m.188/1, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç edilmesini suç sayar. Bu seçimlik hareketlerden “ihraç”, maddenin Türkiye’den yurt dışına çıkarılmasıdır. Suçun koruduğu hukuki değer kamu sağlığı ve bununla bağlantılı toplumsal düzendir.

TCK m.188/2 ise, ihracın karşı devlette “ithal” olarak değerlendirilip orada infaz edilen cezanın Türkiye’deki cezadan mahsup edilmesini düzenleyen uluslararası ceza işbirliği boyutudur; sınır aşan nitelik nedeniyle mükerrerlik ve infaz adaleti bakımından teknik bir denge mekanizmasıdır.

  • İhraç: Uyuşturucu/uyarıcı maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı biçimde ülke dışına çıkarılmasıdır. Bu, maddi fiilin dış dünyada gerçekleşen hareket tarafını ifade eder; hangi yöntemle (valizde, kargoda, vücutta yutulup saklanarak, cinsel organ içinde, gizli bölmede vb.) çıkarıldığının suçun oluşumu bakımından ilk ilke düzeyinde önemi yoktur; yöntem yalnızca ispat ve yaptırım aşamalarında farklılık yaratabilir.
  • Ülke: Devletin kara ülkesi, iç suları, karasuları, hava sahası, yeraltı ve kıta sahanlığı dâhil egemenlik alanı bütününü kapsar.
  • Türkiye Gümrük Bölgesi: Türkiye toprakları ile karasuları, iç suları ve hava sahasını kapsar. İhracat rejimi, serbest dolaşımdaki eşyanın bu bölge dışına çıkışına ilişkin kurallardır. Ceza hukuku bakımından bu teknik kavramlar, icra hareketlerinin başlangıcı ve tamamlanma anını belirlemede ölçüttür.

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin, yalnızca gümrük kapılarından değil, kara, deniz ya da hava sınırlarının herhangi bir noktasından ülke dışına çıkarılmasının da suçun oluşumu açısından bir farkı yoktur. Önemli olan husus, eylemin kişisel kullanım sınırlarını aşan bir amaçla gerçekleştirilmiş olmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, gümrük kapısı dışındaki kara, deniz veya hava sınırlarının herhangi bir yerinden yapılan geçişleri de “ihraç” fiili kapsamında değerlendirmektedir. Suçun tamamlanması için uyuşturucu maddenin ülke sınırlarını fiilen aşması gerekir. Sınırın öbür tarafına geçilmeden yakalama gerçekleşmişse, yalnızca teşebbüs hükümleri uygulanır. Ancak sınır fiilen aşıldıysa, tamamlanmış suç kabul edilir.

Vücutta Taşıma (Body Packing) ve Diğer Hileli Yöntemler

Uyuşturucu maddenin vücutta taşınması suretiyle yurtdışına çıkarılmaya çalışılması, doğrudan “ihraç” kastını gösteren bir hazırlık niteliğindedir. Body packing gibi yöntemlerde failin kastı çok net bir şekilde belirlenebilir: zira yutularak veya vücut boşluklarına gizlenerek taşınan uyuşturucu, yalnızca kişisel kullanım amacıyla vücuda sokulmuş olma ihtimal çok düşüktür. Body packing haricinde uyuşturucu madde ihracında kullanılan diğer yaygın yöntemler arasında hediyelik eşya içine gizleme, kargo gönderileri, sahte kimlik ve adres beyanı gibi usuller yer alır. Özellikle uluslararası kargo firmalarının kullanılması hâlinde uyuşturucunun fiilen ülke dışına çıkması, suçun tamamlandığını gösterir.

4) UYUŞTURUCU MADDE İHRAÇ SUÇUNDA TEŞEBBÜS

Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesine göre teşebbüs, “kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya gerçekleştirmeye başlamış olmasına rağmen elinde olmayan sebeplerle tamamlayamaması” hâlinde söz konusudur. Teşebbüsün varlığı için üç temel koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Kast,
  2. Elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlama,
  3. Fiilin failin elinde olmayan sebeple tamamlanamaması.

TCK m.188/1’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etme suçu, maddenin ülke dışına çıkarılmasıyla tamamlanır. Suçun icra hareketinin ne zaman başladığı ise, özellikle sınır kapısından geçilmek istenen durumlarda “gümrük beyanı” ile ilişkilidir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu m.3/16’ya göre “gümrük beyanı”; eşyanın belirlenen usul ve esaslara göre bir gümrük rejimine tabi tutulması talebidir. Yargıtay, bu beyanı ihraç suçunun icra hareketinin başlangıç noktası olarak kabul etmektedir. Gümrük beyanı yapılmadan önceki eylemler, her ne kadar ihraca hazırlık kastıyla yapılmış olsa da, hazırlık hareketi niteliğindedir ve cezalandırılabilir bir teşebbüs olarak kabul edilmez.

Gümrük Beyanı Öncesi – Teşebbüs Hükümleri Uygulanmaz

Yargıtay gümrük beyanı öncesinde uyuşturucu maddenin yakalanması hâlinde ihraca teşebbüs suçundan ziyade, uyuşturucu nakletme (TCK 188/3) suçunun oluştuğunu değerlendirmektedir. Gümrük kapılarında ihracat prosedürü, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili ikincil düzenlemelere göre gümrük beyannamesi verilmesiyle başlar. Gümrük beyanı verilmeden önce yakalanan uyuşturucu madde açısından TCK 188/1 anlamında bir ihraç suçu veya teşebbüsü oluşmaz. Bu durumda yalnızca uyuşturucu maddenin nakledilmesi veya bulundurulması gündeme gelir ve bu fiil TCK 188/3 çerçevesinde cezalandırılır.

  • Yarg. 10. Ceza dairesi ”sanığın Katar’a gönderilmek üzere verdiği kargo, henüz gümrük sahasına alınmadan, kargo şirketinin toplama-depolama bölümünde yakalanmış; mahkemece teşebbüs hükümleri uygulanmışken, Yargıtay bu yorumu bozma sebebi sayarak, eylemin yalnızca tamamlanmış uyuşturucu nakletme (TCK 188/3) suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir.”

Yarg. 10. CD, 29.09.2020, 823/4445 ve Yarg. 10. CD, 02.05.2016, 2015/5888 E., 2016/1419 K. kararlarında da sanıkların henüz gümrük memuruna beyanda bulunmadan uyuşturucu ile yakalanmaları sebebiyle, ihraca teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağı ve TCK 188/3 uyarınca NAKLETME suçundan ceza verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.


Teşebbüs ”Gümrük Beyanı Sonrası” Mümkündür

Sanığın gümrük kapısına gelerek uyuşturucu maddeyle birlikte beyanname vermesi veya eşyayı doğrudan gümrüğe sunması hâlinde ise ihracat fiili yönünden icra hareketi başlamış sayılır. Bu durumda, maddenin ülke dışına fiilen çıkarılmasından önce yakalanması, TCK 35 anlamında ihraca teşebbüs suçu oluşturur.

  • Yarg. 10. CD, 09.01.2023, 2022/10005 E., 2023/6 K. kararında, İstanbul Havalimanı geçici depolama alanında ele geçirilen ve kargo ile gönderilmeye çalışılan amfetamin içeren kolinin sanık tarafından teslim edilmesi ve gümrüğe kadar ulaşması dikkate alınarak, eylemin ihraca teşebbüs olarak nitelendirilmesi isabetli bulunmuştur.

İÇTİMA

Yargıtay, bir suçun işlenmesi amacıyla başka bir suçun işlenmesinin zorunlu olması hâlinde (örneğin uyuşturucu ihraç etmek amacıyla nakletmek), bu iki fiilin ayrı ayrı suçlar doğuracağını, ancak TCK 44 gereğince en ağır ceza gerektiren fiilin esas alınacağını belirtmektedir. TCK 188/1’de yer alan imal–ithal–ihraç hareketleri arasında seçimlik ilişki bulunduğu için, fail bu hareketlerden birden fazlasını gerçekleştirmiş olsa dahi, kural olarak tek bir suç oluşur. Bu durumda fikri içtima hükümleri uygulanır.

Örnek: Sanığın, Türkiye’de üretip yurt dışına göndermek üzere uyuşturucu maddeleri kargo kutusuna koyması hâlinde, hem nakil hem de ihraç fiili gerçekleşmiş olur. Ancak bunlar seçimlik hareketler olduğundan, sanık yalnızca TCK 188/1 kapsamında tek suçtan sorumlu tutulur. Bu durum fikri içtimanın tipik örneğidir.

Yargıtay 10. CD, 09.01.2023, 2022/10005 E., 2023/6 K.: Sanığın uyuşturucu madde içeren kargoyu yurt dışına göndermek üzere gümrük depolama alanına kadar ulaştırması, hem nakletme hem de ihraca teşebbüs hareketlerini içerdiğinden, TCK 44 uyarınca en ağır sonuç doğuran fiilin (ihraca teşebbüs) esas alınması gerektiği belirtilmiştir.

2. Nakletme + İhraca Teşebbüs = Fikri İçtima

Yarg. 10. CD, 14.01.2015, 7969/111 K.: Sanık tarafından Kanada’ya gönderilmek üzere verilen paketteki uyuşturucu kargo deposunda ele geçirildi. Mahkeme yalnızca ihraca teşebbüs yönünden hüküm kurdu. Yargıtay, nakletme ve ihraca teşebbüs olmak üzere iki fiilin oluştuğunu, ancak fikri içtima gereği yalnızca ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi gerektiğini vurguladı.